Tezatlar ve kaos şehri Jakarta

Tezatlar ve kaos şehri Jakarta’ya Singapur’dan uçakla geçtik. Güneydoğu Asya’da birçok ucuz havayolu şirketi var. 40 dolara bir uçak bileti bulduk ve en ucuz ve kolay ulaşım bu olduğu için uçmaya karar verdik. Endonezya yüzlerce adadan oluşan nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan bir ülke. Müslümanlar nüfusun yaklaşık %87’sini oluşturuyor. Geriye kalan halk Hristiyanlar, Hindular ve Budistlerden oluşuyor. Java adası en büyük adalardan biri. Başkent Jakarta bu adada bulunuyor. Jakarta çok kalabalık ve büyük bir şehir. Bu şehir sürekli göç alıyor ve nüfusu artıyor. Bu nüfus artışını büyük bir yapılaşma takip ediyor doğal olarak. Jakarta artık bu nüfusu kaldıramıyor ve şehir yavaş yavaş denizin içine batıyor. Yakın bir zamanda deniz suyunun Jakarta’nın kilometrelerce içine kadar ulaşması bekleniyor. Yani Jakarta Venedik gibi batıyor. Bu şehirde gökdelenler ve devasa alışveriş merkezleri bulmak mümkün. Ama burası hala bir üçüncü dünya ülkesi. Fakirlik hat safhada. Kanalizasyonların açıkta aktığı, derme çatma barakalardan oluşan gecekondu mahallelerini zengin mahallelerden sadece metrelerce yükseklikte duvarlar ayırıyor. Zengin plazalardan dışarı adim attığınızda kaldırımları olmayan, çöplerle dolu sokaklara çıkıyorsunuz. Trafik berbat bir durumda. Motorlar, otobüsler, arabalar, kamyonlar hepsi üst üste.

JakartaJakartaJakartaJakarta

Hepsinin üstüne şehirde görmeye değer hiçbir şey yok. Ne bir tarihi güzellik, ne bir doğal güzellik. Şehrin en önemli yeri özgürlük meydani ve anıtı ve Güneydoğu Asya’nın en büyük camisi olan İstiklal Camisi ki kendisi benim ömrü hayatımda gördüğüm en çirkin camiilerden biri. Bu caminin hemen karşısında Endonezya’nın tek gotik kilisesi var. Minik ama dışarıdan görüntüsü idare eder. Bir de eski şehri ve eski limanı gezdik. Burada eskiden ticaret için kullanılmış artık emekli olmuş yüzlerce ahşap tekne var sıra sıra.  Eski zamanlarda Danimarkalıların kaldığı, (Endonezya bir Danimarka kolonisiydi) bir otele gittik. O zamanların lüks oteli artık bakımsızlıktan dökülüyordu. Ayrıca otelin yanındaki harabe ev biz yanından geçtikten 30 saniye sonra kaldırıma devrildi. Ölümü ucundan gördük. Bu şehirde tek ölümle karşılaşmamız bu olmadı.
Bir gün de kaldırımda yürürken hemen önümüzdeki sokak lambası ve elektrik telleri patlayıp kaldırıma önümüze düştü. Bir de tabii bubi tuzağı gibi kaldırımları kaplayan kanalizasyon kapakları var. Her bir metrede bir kanalizasyon kapakları var. Betondan yapılmış bu kapakların hepsi üstüne basınca yerinden oynuyor, kimileri tamamen yıkılmış, içine düşebilirsin, kimileri yamulmuş. Bunlara basmamak için seke seke yürüyorduk.  Biz de bu şehirde vaktimizi alışveriş merkezi gezerek geçirdik. Bir sonraki durağımız sanatı ve sanatçılarıyla meşhur Yogyakarta.

Jakarta

Motosiesta…

JakartaJakartaJakarta

Bu parkta bisiklet ve şapka kiralayıp sevgilinle tur atabiliyorsun.

Jakarta

Çöp kovaları.

JakartaJakartaJakarta

Eski liman ve geleneksel gemiler.

JakartaJakartaJakartaJakarta

Güneydoğu Asya’nın en büyük ve bence en çirkin camii.

JakartaJakarta

Camide siesta her Müslüman ülkenin vazgeçilmezi.

Jakarta

Turistin biri de siesta yapan adamların arasında poz veriyor.

Jakarta

Katedral.

Jakarta

Eskici çarsısı.