Katmandu, Bhaktapur ve Patan

Cenevre’den Eylül 2013’te yola çıkıp trekking cenneti, Everest dağinin gölgesindeki Nepal’e ulaşmak için Delhi üzerinden Katmandu’ya uçtuk. Nepal’de Annapurna base camp trekkingi yapmak, Katmandu, Bhaktapur ve Patan‘ı gezmek istiyorduk. Kalacağımız otelden (Heritage Guest House) anlaştığımız gibi bizi havaalanından almaya gelmişlerdi. Deli gibi bir trafik vardı. Her zamanki trafik sorunun üstüne bir de festival günü gelmiş olmamızın verdiği ekstra trafik sonucu otele varmamız bayağı bir sürdü. Ama bu hiç sorun değildi. Bol bol insanları seyrettik. Festival sebebiyle kadınlar en güzel elbiselerini giymişti (çoğunlukla kırmızı). Sokaklarda şarki söyleyip dans eden insanlar vardı.

Katmandu

Katmandu

Otelimizin menajeri Siddharta bizi çok güzel karşıladı, odamıza yerleştikten sonra bize yapabileceğimiz trekkingler hakkında detaylı bilgi verdi. Biz başlangıçta Everest mi Annapurna mı karar verememiştik ama bir şekilde Annnapurna base camp trekkingi yapmaya karar verdik. Bu dokuz gün süren bir trekking. Bu trekking için Pokhara şehrine gitmemiz gerekiyor ama oraya gitmeden evvel 4-5 gün Katmandu ve civarını gezmek istiyorduk.

İlk işimiz öğle yemeği yiyip Durbar Meydanına gitmek oldu. Buraya giriş 750NPR. Meydan kutlamalar sebebiyle tıklım tıklım doluydu. Grup grup insanlar dans edip eğleniyordu. Bu meydanda biraz dolaştıktan sonra Katmandu Stupa’sını görmeye gittik. Gerçekten çok güzeldi.
KatmanduKatmanduKatmanduKatmanduKatmandu

Katmandu

Ertesi gün Pashupatinath tapınağını görmeye gittik. Buraya gitmek için Rathnapark’tan 25NPR’e bir otobüse bindik. Burası gathlardan ve tapınaklardan oluşan büyük bir Hindu tapınak kompleksi. Tanrı Shiva’ya adanmış. Unesco bu tapınakları 1979’da dünya mirasları listesine almış. Bu tapınakta birçok sadhu yaşıyor. Sadhular kendilerini meditasyona vermiş, dünya nimetlerinden özellikle cinsel ilişkiden vazgeçmiş, yoga yapan dini kişiler. Genelde mağaralarda, ormanlarda veya Hindu tapınaklarında yaşıyorlar. Bütün Sadhular’ın amacı kurtuluşa- özgürlüğe ulaşmak. Bu yolda acı veren şeyler de yapıyorlar mesela son derece rahatsız bir pozisyonda saatlerce hatta günlerce oturmak, cinsel organlarına ağırlık asmak vb. Sadhu olmak isteyen biri önce bir guru buluyor eğer bu guru onun sadhu olabileceğine karar verirse onu eğitimine alıyor. Ayrıca sadhular resmi olarak ölü sayılıyorlar, hatta kendi cenazelerine bile katılmaları gerekebiliyor.

Çoğu sadhu turuncu renkli elbiseler giyerken, çıplak sadhular da var. Çoğunun saçları rasta seklinde ve upuzun. Hepsi marihuana içiyor, bu ritüellerinin bir parçası. Halk tarafından çoğu zaman baba diye çağrılan sadhular sadaka almıyor ama yemek verirseniz alıyorlar. Lakin sadhu kılığına girip turistlerden para koparmaya çalışan şarlatanlar bulmak mümkün.

Uzun lafın kısası Nepal’de birçok sadhu var ve bunları Pashupatinath tapınağında görmek mümkün. Tabii içlerinde bazıları şarlatan olabilir. Ama yine de görüntüleri çok ilginç. Bu tapınak kompleksinde ayrıca ölülerin yakıldığı gathlarda var. Kısaca çok ilginç ve kesinlikle ama kesinlikle görülmesi gereken bir yer.

PashupatinathPashupatinathPashupatinath

Pashupatinath

Pashupatinath

Ölülerin yakıldığı gathlar. Bir ölü yakılıyor.
PashupatinathPashupatinath

Pashupatinath’dan sonra Boudhanath Stupa’sını görmeye gittik. Bembeyaz Stupa’nın tepesinde Buda’nın gözleri bizi izliyordu. Bu Stupa “Midnight train to Kathmandu” filminde görülen stupa. Burada bol bol Budist tekerlerini döndürüp mantralarımızı gökyüzüne yolladıktan sonra otele döndük.

BoudhanathBoudhanathBoudhanathBoudhanathBoudhanathBoudhanath

Katmandu’da kaldığımız otelin yakınlarında Siddharta’nın tavsiyesi üzerine gittiğimiz minik, gizli, çok lezzetli ve çok ucuz Yangling adli Tibet lokantasında yemek yedik. Eğer bulmayı başarırsanız ve hala oradaysa kesinlikle tavsiye ederim. Çok güzel momo yapıyorlar.

Bir gün şehirde yürürken benim başıma büyük bir aksilik geldi. Kaldırımın kenarında son derece sığ görülen bir su birikintisine bastığımda bunun buz dağinin görülen kısmi olduğunu anladım. Ayağım bileğime kadar su-çamur ve kanalizasyon karışımı şeyin içine dalmıştı. Resmen boka basmamış boka batmıştım. Bakkallardan aldığımız sularla biraz temizlemeye çalıştık ama mümkün değildi. Mecburen otele döndük. Ben ne kadar yıkamaya çalıştıysam da koku geçmiyordu. Sonunda çözümü pantolonumu diz hizamdan kesmekte buldum. Ayakkabılarımı da atma noktasına gelmiştim ki Siddharta sağ olsun atma ben yıkatırım dedi ve gerçekten geri geldiğinde kokudan eser kalmamıştı. Kıssadan hisse asla kenarda köşede gördüğünüz su birikintilerine yaklaşmayın. Derinliğini asla tahmin edemezsiniz.

Katmandu’ya gelince görmeniz gereken yerlerden biri Bhaktapur şehri. Bu şehre otobüsle 25NPR’ye gidebilirsiniz. Yaklaşık 1,5 saat sürüyor. Burası Katmandu’nun kaosundan çok uzak, sakin, güzel bir şehir. Yine bir Durbar Meydanı var. Açıkçası yine Nepal’e gelirsem Katmandu yerine bu şehirde kalmayı tercih ederim. Katmandu benim hayatımda gördüğüm en pis havaya sahip şehir. Hatta ilk defa bu şehirde maske ile gezmeye başladık. Yine de ciğerlerimize toz doluyordu. 15 dakika yürüdükten sonra sanki 2 paket sigara içmişim gibi ciğerlerim ağrıyordu. Bir süre sonra biz de yerel halk gibi tükürmeye başladık. Başka türlü ağzınızda biriken tozdan kurtulmanın yolu yok.

BhaktapurBhaktapurBhaktapurBhaktapurBhaktapurBhaktapurBhaktapurBhaktapurBhaktapurBhaktapurBhaktapur

Bir de tabii Patan şehri var. Yine Katmandu’ya çok yakın (yarım saat kadar) bir mesafede bulunan bu şehre taksi ile gittik. Fiyat son derece ucuzdu. Yine Durbar Meydanini gezdik. Nepalli bir ekip film çekiyordu. Biz de bir süre onları seyrettik. Sonra Katmandu’ya geri döndük.

PatanPatanPatanPatanPatan

Katmandu’dan sonraki durağımız Pokhara idi. Buradan Annapurna trekkingimiz başlayacaktı.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir