Visayas Adalarında doğa ve tüplü dalış

Visayas Adaları Filipinlerin en büyük takımadalarından biri. Bu adalardan Bohol Adasına, Cebu Adasına ve Negros Adasına ayak bastık.

Bohol Adası:

Bu adada yapmak istediğimiz iki şey var. Bunlardan biri Çikolata tepelerini gezmek, diğeri ise Tersiyer diye adlandırılan dünyanın en küçük primatlarını görmek. Bohol Adası’nda adanın güneyinde bir çıkıntı yapan Panglao yarımadasında kalmaya karar verdik. Buradan gezmek istediğimiz yerlere ulaşımı sağlamak için de bir scooter kiraladık.

Coron’dan Bohol Adası’na gemiyle ulaşmak mümkün ama bu oldukça zaman alıyor. Biz uçakla Cebu adasına gelip, buradan feribotla Bohol Adası’na geçtik. Limandan Panglao ’ya varmak yaklaşık 30-40 dakika sürüyor. Otele vardığımızda oldukça geç olmuştu ve yorulmuştuk. Ve kötü bir sürpriz bizi bekliyordu. Otelde sular akmıyordu. Hem de günlerden beri. Bu biraz moralimizi bozsa da burada kalmaya karar verdik çünkü çok yorgunduk. Otel personeli bize varil varil su getirdi. Bu şekilde temizlenebildik. Burada kaldığımız günlerde gelecek gelecek dedikleri su hiç gelmedi biz de eski usul yaşamaya devam ettik. Otelden ayrılmama sebebimiz ise bu sayede fiyatta büyük bir indirim koparmış olmamızdı. Bu da bizim düşük bütçemize iyi gelmişti.

Kiraladığımız scooterla Çikolata Tepelerini görmeye gittik. Manzarayı daha iyi görmek için küçük bir tepeye çıkılıyor. Ve buradan koca bir alana yayılmış yaklaşık 1500 tane kahverengi tepecik görebiliyorsunuz. Çok şirin bir görüntüleri vardı ve adını hak ediyordu.

BoholBoholBoholBoholBohol

Çikolata Tepeciklerine yaptığımız yolculuğumuz yolun son 3 km’sine kadar harika giderken son anda lastiğimiz patladı. Yol kenarında durmuş gençlere derdimizi anlatabildik ve şanslıydık ki biraz geride bir tamirci vardı. Ben patlak lastikli scooterı yavaş yavaş geriye sürdüm. Jotabe’de gençlerden birinin scooterına bindi ve böylece tamirciye vardık ve lastiğimizi tamir ettirdik. Şanslıydık ki bu kadar yakında bir tamirci vardı.

BoholBoholBoholBoholBoholBohol

Çikolata Tepeciklerinden sonra tersiyerleri görmek için bir doğal parka gittik. Açıkçası ben onları ilk gördüğümde şoka girdim. Her ne kadar dünyanın en küçük primatı da olsalar bu kadar küçük olabileceklerini tahmin etmemiştim. Avuç içi kadar minicik koca gözlü şirin mi şirin bu primatlar gece aktif hayvanlar oldukları için biz vardığımızda huzurlu huzurlu uyuyorlardı. Bazıları arada gözlerini açtı da o koca gözlerini görme sansımız oldu. Çok tatlı canlılar.

BoholBoholBoholBoholBohol

Tersiyerleri gördükten sonra Alona plajına gittik. Burası Panglao’nun en meşhur plajı ama biz özel bir şey göremedik. Restoranlar ve dalış okulları sahili ele geçirmişti. Bir de Bohol Adasından bazı tüplü dalış ekipmanı satın aldık. Fiyatlar burada oldukça ucuzdu. Bu adadan sonra Negros adasında bulunan Dumaguete şehrine geçtik.

Negros Adası- Dumaguete:

Bohol adasından Negros Adasına feribotla yaklaşık 2 saatte ulaşılıyor.  Ve feribot ilk olarak Dumaguete şehrinde duruyor. Burada kalacak yer ayırtmamıştık. Bir triciclo’ya binip bize birkaç otel göstermesini istedik. Kimileri çok ahaliydi, kimileri çok pisti, sonunda ucuz temiz bir yer bulduk ve buraya yerleştik.  Dumaguete ’ye gelme amacımız ünlü Apo Adalarında dalmaya gitmekti. Bunun için bazı dalış okullarını gezdik ve fiyat aldık lakin bu adada fiyatlar anormal derecede yüksekti. Fiyatlar böyle yüksek olunca bizde dalış yerine şnorkel ile yüzmeye karar verdik. Ertesi gün bir dalış okulunun düzenlediği tura katildik. Turdaki biz hariç herkes tüplü dalış için oradaydı. Bizi Apo adasında karaya bıraktılar ve akşamüzeri geri gelip almak üzere tekrar açıldılar. Biz de şnorkellerimizi takip ada etrafında keşif yüzüşleri yaptık. Daha suya girer girmez etrafımız su kaplumbağaları tarafından sarıldı. Uzun sure onlarla yüzdükten sonra mercan kayalarına doğru açıldık. Adanın arkalarında kimsenin olmadığı plaja yürüdük. Biraz burada dinlendikten sonra adadaki küçük bir büfede yemek yedik. Biraz yerli halkla sohbet ettik ve teknenin geri gelmesini bekledik. Tekneye bindikten sonra dalış yapanlar neler gördüklerini anlatmaya başladılar. Ve görülen o ki bizden fazla bir şey görmemişlerdi. Hatta bizim gördüğümüz kadar su kaplumbağası bile görememişlerdi. Bu durum bizi içten içe sevindirdi ve sadece şnorkel ile yüzmeye karar verdiğimiz için mutlu olduk. Açıkçası Apu Adası güzel bir yer ama bir dalış cenneti değil.

Apo Island

Cebu Adası – Oslob:

Oslob devasa balina köpek balıkları ile meşhur bir yer. Buraya ulaşmak için Dumaguete ’den jeepney denilen minik kamyonetlere bindik ve Sibulan’a gittik. Sibulan’dan Cebu adasına giden bir vapura bindik. İskeleden anayola kadar triciclolara bindik ve anayoldan bir otobüs durdurduk. Bu sayede organize turlara vereceğiniz fiyatın çok da altına bu turu yaptık.

Balina köpek balıkları dünyadaki en büyük balık türü. Yaklaşık 12 metreye ulaşabiliyorlar. Ve ne mutlu bize bu balıklar sadece plankton, balık yumurtası larva gibi şeyler yiyorlar. Yani neredeyse vejetaryenler. Koca ağızlarını açarak suyu içlerine çekiyorlar ve bir filtreleme sistemi ile suyun içinden yiyeceklerini ayırıyorlar. Yani bizler için tamamen zararsız canlılar. Oslob ’da balıkçılar bu balıkları biraz besliyorlar. Bu sayede balıklar belli bölgelerde bulunuyor. İnsanlar da minik sandallarla açılarak onlarla beraber yüzebiliyor. İsteyen tüplü dalışta yapabilir lakin bu balıklar neredeyse suyun yüzeyinde dolaştıkları için şnorkel takip gitmek daha iyi. Bu canlılarla yüzmek gerçekten inanılmaz bir deneyim. Hayatta yaptığım en güzel şeylerden biriydi. Bazen o kocaman ağızlarını açarak size o kadar yaklaşıyorlar ki sizi de içine çekecek diye ürkebiliyorsunuz ama yine de kendinize engel olamıyor ve daha da yaklaşmak istiyorsunuz.  Tabii dokunmak yasak. Bu güzellikleri rahatsız etmemek gerekiyor. Maalesef en fazla yarım saat yüzebiliyorsunuz yoksa saatlerce bu balıkları izleyebilirdim. Gerçekten çok çok güzeldiler.

Oslob

Jeepney.

Oslob

Triciclo.

OslobOslobOslobOslobOslobOslobOslobOslobOslobOslob

Cebu Adası – Moalboal:

Moalboal Filipinler’deki son durağımız. Dumaguete ‘den buraya 3 saatlik bir vapur ve otobüs yolculuğu sonunda vardık. Yol boyunca harika manzaralar izledik. Bambudan yapılmış evler, masmavi deniz, palmiye ağaçları ve oldukça az turist. Moalboal çok küçük bir köy ve aslen bir dalış merkezi. Deniz ve sahil yüzmek veya güneşlenmek için uygun değil. Deniz mercan kayaları ile kaplı. Şnorkel ile yüzmek ise şahane. Burayı dalış için bu kadar ilginç yapan şeylerden biri de dev sardalye sürüleri. Biz burada advanced diver kursuna katılmak istiyorduk ve odamıza yerleşir yerleşmez okulları gezdik. Sonunda uygun bir okul bulduk ve kaydımızı yaptık. Önümüzdeki 2 gün gece dalışı, derin dalış (30 metre), yön bulma, akıntıda dalış gibi yeni yetenekler öğrenecek dalış bilgimizi geliştirecektik.

Dalışlarımız harika geçti, gece dalışı tam bir adrenalin yüklemesiydi. Ayrıca sonunda bir gün sardalye sürüleri ile karşılaştık. O kadar büyük bir alanı kaplıyorlar ki sanki bir anda gece oluyor çünkü aralarında kaldığınızda her taraf kararıyor, ışık size ulaşamıyor. Harika bir his.

Bu adada hayat harikaydı. Günlerimiz dalış yaparak, San Miguel ve Singha içerek, yüzerek geçti. Dumaguete dalış severler için gidilmesi gereken yerlerden biri.

Maalesef sonunda vaktimizin sonuna vardık. Biz Filipinler’i çok sevdik. Doğası, denizi, insanları, havası her şeyi harikaydı. Herkese tavsiye edebileceğim bir yer. Umarım ileride Güney Tayland gibi aşırı turizmden zarar görmez ve bu sakinliğini korumaya devam Eder.

Son günümüzde Cebu Adasının başkenti Cebu şehrine gitmemiz gerekiyordu. Buradan uçakla Singapur’a dönecektik ve oradan da tekrar eve. Aylar nasıl da çabuk geçti anlamak mümkün değil. Keşke hiç dönmemiz gerekmeseydi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir