Palawan Adası gezi notları

Ve Filipinler… Bu uzun seyahatimizin son durağına gelmiş olmak inanılır gibi değil. Daha sanki dun başlamış gibiyiz. Phuket havaalanından 4 saat süren bir gece uçuşuyla Filipinler’in başkenti Manila’ya vardık. Manila’nın Jakarta’dan pek de bir farkı olmadığını çok kereler duyduğumuz için burada vakit kaybetmeden Palawan Adası’nda Puero Princesa’ya uçmak istiyorduk. Sabah uçağına yerimiz hazırdı lakin uçak yaklaşık 4 saat rötar yaptı. Biz zaten gece de hiç uyumadığımız için bitkindik. Beklediğimiz yer buz gibi soğuktu ve uzanmayı bırak oturacak doğru dürüst bir yer bile yoktu. Bir de üstüne açlık binince bitkin düştük.

Puerto Princesa’ya vardığımızda aslında hemen uyumak istiyorduk ama biraz dinlendikten sonra gece bir triciclo’ya ( tuk tuk ya da richshaw ile ayni vasıta) binip ateşböceklerini izlemeye gittik. Bu Puerto Princesa’da çok sevilen bir atraksiyon. Küçük kanolarla gece nehirde aheste aheste ilerlerken nehir kenarındaki ağaçlara saklanmış milyonlarca ateşböceğinin ışıklarını izliyorsunuz. Ayrıca plankton dönemi olduğu için elinizi suda hareket ettirirseniz planktonlar da ışıl ışıl parlıyordu. Gökyüzünde alabildiğince parlayan yıldızlar, ağaçlarda parıldayan ateşböcekleri ve suda ışıldayan planktonlar. Harika ve huzur dolu bir görüntüydü.

Ertesi gün Palawan’ın meşhur yeraltı nehrini görmeye gittik. Bu yeraltı nehri dünyanın yeni yedi harikası arasında bulunuyor. Sekiz kilometre boyunca yerin altında ve  mağaraların içinde ilerleyen bu nehir kesinlikle görülmesi gereken yerlerden biri. İçerisi zifiri karanlık olduğu için her sandalda büyük bir fener vardı, bu fenerin aydınlattığı yerler dışında geri kalan yerler yine zifiri karanlıktı. Uzunluğunun haricinde oldukça geniş de bir nehir. Değişik kaya formasyonlarını ve yarasaları izleye izleye bu nehrin sadece ilk 3 kilometresini gezdik. Maalesef turlar daha ileriye gitmiyor. Ama gönül isterdi ki sonuna kadar gidelim. Bizden başka birçok turist vardı ve bunların büyük çoğunluğu Filipinlilerdi. Filipinliler seyahat etmeyi çok seviyor. Hatta yerli turist sayısı çok daha fazla. Bu sayede Filipinlilerle bol bol sohbet etme ve onları daha yakından tanıma şansı buluyoruz. Nehiri gezdikten sonra kumsalda küçük bir lokantada yemek yedik ve pansiyona geri donduk.

PalawanPalawan

Tipik Filipino teknesi. Dengeyi sağlamak için iki yana da büyük bambular eklenmiş.

Puerto PrincesaPuerto PrincesaPuerto PrincesaPuerto PrincesaPuerto Princesa

Su altı nehrinin girişi.  Karanlıktan dolayı içeride fotoğraf çekemedik.

Puerto Princesa

Etrafta bu küçük(!) canlılardan görmek mümkün.

Bu arada Filipinler’in bir zamanlar İspanyol kolonisi olmasından dolayı az çok İspanyolca anlayan insanlar var. Ama asil Filipino ve İngilizce konuşuyorlar. İspanyolca artık unutulmaya başlamış. Ama mesela sayıları İspanyolca söylüyorlar, saatleri İspanyolca söylüyorlar, başka İspanyolca kelimeler de dillerine karışmış. Ve hepsinin ismi ve soy ismi İspanyolca.

Puerto Princesa’dan 6-7 saatlik bir minibüs yolculuğu sonucunda Plawan’ın kuzeyine El Nido’ya geçtik. Görüldüğü gibi şehir isimleri bile çoğunlukla İspanyolca.

El Nido Palawan’ın kuzeyinde küçücük bir koy ama çok turistik. Hem yerli hem yabancı turist tarafından sevilen bir yer. Burada yapılacak en önemli şey neredeyse her köşe başında sunulan turlara katılıp teknelerle etraftaki küçük adacıklara veya muhteşem plajlara günübirlik yolculuk yapmak.
Puerto PrincesaPuerto Princesa

Tur şirketleri düzenledikleri değişik turları A,B,C ve D diye adlandırmışlar. Her tur sizi başka başka plajlara getiriyor. Biz ilk gün A turuna katildik. Bu turlarda size ayrıca öğle yemeği, alkolsüz içecek ve yüzmek için şnorkel ve maske de veriyorlar. Fiyatlar oldukça makul ama yine de pazarlık payı var.

Filipinler’de en sevilen bira San Miguel. Eskiden bu birayı Filipinlerde İspanyollar üretiyormuş ama daha sonra Filipinlilere satılmış.

Turumuz şahane geçti. Küçük bir grup ve oldukça büyük bir teknedeydik. Yine çoğunluk Filipinolardan oluştuğu için bol bol muhabbet ettik. Bu turda sizi beş farklı yere getiriyorlar.

7 komanda plajı:

El NidoEl NidoEl Nido

Tam bir cennet plajı.

Büyük göl.: Bu göl küçük bir boğazla denize bağlanıyor. Su tertemiz.

El NidoEl NidoEl NidoEl Nido

El Nido3. Küçük göl: Bir tünelden geçerek bu gole geçiliyor. Küçük denmesine rağmen oldukça büyük ve su yemyeşil.

El Nido

El NidoEl Nido

El NidoSaklı göl: Gerçekten küçük ve dağların arasına gizlenmiş bir göl. MükemmelEl NidoEl Nido

El Nido

Günümüz gerçekten harika geçti. Ertesi gün için tüple dalış ayarlamıştık. 3 dalış yapacaktık ve bunlardan biri 40 metre uzunluğunda bir tünele olacaktı. Bu bizim ilk tünel delişimiz ve karanlık dalışımızdı. Gerçekten çok eğlenceli ve heyecanlı geçti. Tünelde rehberlerden birinin oksijeni bittiği için acil çıkış yapması gerekti. Rehberler bazen bizimle ilgilenmekten kendilerini unutuyorlar. Tünelin sonu küçük bir göle açıldı. Burada biraz gezdikten sonra tekrar tünelden geçip geri döndük. Tüneldeki kristal balıkları büyülü bir hava yaratıyordu. Diğer iki dalışımızda harika geçti.

El Nido

Denizanası.

El Nido

Dalış noktalarımızdan biri.

El NidoEl NidoEl NidoEl Nido

Üçüncü dalıştan evvel öğle yemeği için plaja döndük.

El NidoEl NidoEl NidoEl Nido

El Nido’daki son günümüzde de Las Cabañas adli plaja gittik. Mükemmel denemez belki ama yine de çok güzel bir plajdı. Bol bol San Miguel içerek dinlendik.

Palawan’da son durağımız Coron. Buraya El Nido’dan 8 saatlik bir tekne yolculuğu ile varılıyor.

El NidoEl NidoEl NidoEl Nido

Bazen küçük adaların yanından geçtik.

Coron’a varınca bir triciclo’ya binerek birkaç hostel gezdik sonunda uygun fiyatlı bir yer bulduk. Daha sonra dalış yapmayı planladığımız okulla görüşmeye gittik ve 3 dalışlık bir tur ayarladık.

Coron

Coron oldukça küçük bir köy. Yavaş yavaş turistler tarafından keşfediliyor. Bir günümüzde dalış yaptık, bir diğer günümüzde şnorkel ile yüzmek ve farklı adalar gezmek için bir tura katildik. Bu köy özellikle dalış okullarıyla dolu. Coron bölgesinde birçok batik gemi var. Özellikle Japon savaş gemileri. Biz de dalışlarımızda bu batik gemilerden bazılarını gezme şansı bulduk.

CoronCoronCoron

“Bicol express” bu bölgenin tipik bir yemeği. Domuz eti, sebze ve Hindistan cevizi sütü ile hazırlanıyor. Filipinler vejetaryenler için oldukça zorlayıcı. Yemeklerde et olmasa da hemen hemen her zaman et suyu oluyor. Dikkatli olmak gerekiyor.

Şnorkel ile yüzmek için yaptığımız tekne turunda  CYC adasını, ikiz kayaları, saklı gölü, mercan cennetini ve Kayangan gölünü gezdik.

CoronCoronCoronCoronCoronCoron

Dalış günü uç farklı Japon savaş gemisini gezdik. Bu gemilerden biri 90 metre uzunlukta ve 30 metre derinlikteydi. İnanılmaz bir duyguydu. Diğer gemiler daha küçüktü. Biri 18 metre derinlikteydi, üçüncüsü ise daha sığdaydı. Hatta bir parçası suyun yüzeyine çıkıyordu.

Palawan’dan sonra Bohol adasına geçtik.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir