Copacabana ve Titicaca gölü

Bolivya sınırını sorunsuz geçtikten sonra saat sabah 10 suları Copacabana ’ya vardık. Copacabana Peru sınırına 15 dakika mesafede, Titicaca gölünün kenarında küçük bir Bolivya kasabası. Titicaca gölü Güney Amerika’nın en büyük gölü ayni zamanda 3812 metrede bulunan bu göl dünyanın üzerinde gemilerin gezdiği en yüksek gölü. Şehre varınca ilk iş eğirttiğimiz otele gitmek oldu lakin otel beklediğimizden çok daha kötü çıktı ve fiyat bu kalitesiz otel için fazla geldi. Bu sebeple başka otelleri de gezmeye başladık. Bu kasabadaki bütün oteller maalesef kalite olarak kötü fakat fiyat olarak pahalı çıktı. Kasabanın tepelerinde bir Alman’a ait Cupula adli bir otel vardı. Bu otel diğerlerinden biraz daha pahalıydı lakin hem yeri hem odaları çok iyi ve kaliteliydi. Biz de burada kalmak istedik ama bütün odalar tutulmuştu. Otel çalışanları saat ikiye kadar beklememizi, eğer o saate kadar gelmeyen müşteri olursa onlardan birinin odasını bize verebileceklerini söylediler. Biz de bir yerlerde öğle yemeği yemeye ve beklemeye karar verdik. Doğrusu sırtımızda o ağır çantalarla şehri tavaf etmekten oldukça yorulmuştuk.

Copacabana

Şirin bir yerlerde pizza yedikten sonra, saat ikide yine otele döndük ve artık bir odamız vardı. Üstelik kahvaltıyı da fiyata dahil ettirmiştik. Güne şanslı başlamadıysak şanslı bitirdik. Odamıza yerleştikten sonra, otelin bahçesinde, Titicaca manzarası karşısında şezlonglara uzanıp kitap okuduk ve güneşin tadını çıkardık.

CopacabanaCopacabanaCopacabanaCopacabanaCopacabanaCopacabanaCopacabana

Ayrıca otele ait alpakaları bol bol sevdik. Komşu otelin köpeğiyle oynadık. Bu şehir oldukça yüksekte ve havası da oldukça değişken. Güneş çıktığında bütün vücudunu kavuruyor ama güneş gittiğinde veya rüzgâr çıktığında iliklerine kadar üşüyorsun. Bu sebeple önce kazak giyiyorsun, yarım saat sonra tişörtle oturuyorsun. Akşam yemeğini otelin lokantasında yedik. Hem yemekler çok lezzetliydi hem de fiyatlar çok uygundu. Akşam yemeğinden sonra odamıza çekildik ve dinlendik.

Ertesi gün sabah erkenden kalktık. Bugün Titicaca gölünün ortasında bulunan Isla del Sol’a (güneş adası) gitmek istiyorduk. Bunun için sabah saat 8:30’da bir tekneye binmemiz gerekiyordu. Tekne turu yaklaşık 2 saat sürüyor. Aslına bakarsanız eğer biraz hızlı gidilse yarım saatte varırdık ama oldukça yavaş ilerledik. 2 saat sürmesi gereken yol 2,5 saat sürdü. Saat 11 gibi adaya varmıştık.

CopacabanaCopacabanaCopacabanaCopacabanaCopacabana

Bu adada birkaç küçük Inka kalıntısı gezmek mümkün. Ayrıca inka yolu olarak adlandırılan adanın ortasından gecen bir patikada yaklaşık 3 saatlik bir yürüyüş sonunda adanın kuzeyinden güneyine inilebiliyor. Tekne bizi adanın kuzeyinde bıraktı. Saat 15:30’da adanın güneyinden bizi aldı. Biz de inka yolunu yürüyerek adayı bir uçtan öbür uca geçtik. Bu yolu yürümek istemeyenler yine tekne ile adanın güneyine inebiliyor ama biz yürümek istiyorduk. İyi ki de yürümüşüz. Her ne kadar inka kalıntıları pek etkileyici olmasa da adanın manzarası paha biçilemez.

CopacabanaCopacabanaCopacabana

O kadar güzel bir manzara vardı ki. Karlı dağlar, kurak dağlar, masmavi bir göl, başka adacıklar… Sanki Bob Ross’un bir tablosunu seyreder gibi. Manzarayı izleye izleye güneye doğru indik. Arada öğle yemeği molası verdik ve yanımızda getirdiğimiz sandviçlerimizi yedik.

CopacabanaCopacabana

Inkaların seremoni masası.

Copacabana

Inkaların kutsal kayası.

CopacabanaCopacabanaCopacabanaCopacabanaCopacabana

Saat 2:30 gibi adanın güneyine varmıştık. Burada biraz oturup dinlenerek ve de manzarayı seyrederek teknenin varmasını bekledik. Saat 4 gibi tekrar geri dönüş yoluna geçmiştik.

Copacabana

Otele vardığımızda akşam yemeği vaktiydi. Yine otelin lokantasında bir şeyler yiyip, odamıza çekildik. Ertesi gün aslında planımız La Paz’a gitmekti. Bunun için öğlen otobüsünde yerimizi ayırtmıştık. Ama saat 12 gibi kara haber geldi. La Paz yolunda grev vardı ve yollar kapanmıştı. Otobüsler yola çıkmıyordu. Yine mi grev? Son günler her yerde karsımıza grev çıkıyor. Yani Copacabana ’da mecburen bir gece daha geçirmemiz gerekiyordu ve yine otelimiz tam kapasite dolu olduğu için boşta oda yoktu. Neyse ki birkaç saat bekledikten sonra, otelimizde başka odalar iptal oldu da bize oda çıktı. Biz nasıl Copacabana’dan çıkamadıysak, başkalarıda buraya varamamıştı.
Yine ayni odaya yerleştik ve günü sadece tembel tembel kitap okuyarak ve manzara seyrederek geçirdik. Biraz da market ve kasaba gezdik. Otobüs biletimizi bir gün sonrasına değiştirdik. Her ne kadar grevin ne kadar süreceği belli değil diye haber gelse de biz yine de umutla beklemeye karar verdik.

CopacabanaCopacabanaCopacabana

Ve ertesi gün sonunda iyi haber geldi. Yollar açılmıştı. Saat 12 gibi kasabaya indik, öğle yemeği yedik ve saat 13:30’da otobüsümüze bindik Sonunda La Paz’a doğru yola çıktık. Yolculuk yaklaşık 3,5-4 saat sürüyor. Bu yolculuk sırasında bir de küçük teknelerle gölü geçiyorsunuz. Otobüs de son derece ilkel bir arabalı vapur yardımı ile bu gölü geçiyor. Arabalı vapur dediğim sadece tahtalardan oluşan üstüne en fazla bir otobüs, bir minibüs sığan sandal gibi bir şey. Akşam 6 gibi La Paz’a sağ salim vardık ve şahane otelimize yerleştik (Otel Rendezvous).

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir