Iquitos ve Amazon Ormanları

4 Kasım bizim için veda demekti. Hep beraber Cusco’dan Lima’ya uçtuk. Lima havaalanında yaklaşık 4 saati beraber geçirdikten sonra yollarımız ayrıldı. Tubik İstanbul’a dönmek üzere uluslararası terminaline geçti, Jotabe ve ben ise Amazon ormanlarında kalacağımız kamp yerine varmak için Iquitos’a devam etmek üzere domestik terminaline geçtik.

Biz Iquitos’a indiğimizde akşam 9 sularıydı. Kalacağımız otel bizi havaalanından aldı ve odamıza yerleştik. Ertesi günü bu delicesine sıcak ve nemli şehrin sokaklarında biraz aheste gezerek geçirdik. Bir yerlerde bir şeyler yedik, dinlendik ve kendimizi ertesi gün başlayacak olan kampımıza hazırladık.

IquitosIquitosIquitosIquitosIquitos

Gittiğimiz yer bir şamanik iyileşme kampıydı. Yağmur ormanlarının ortasında bulunan bu kampa gitmek için Iquitos ’tan bir tekneye biniyorsunuz. Yaklaşık 20 dakika sonra Padre Cocha adlı köye varılıyor. Buradan da motortaxi ile kamp yerine gidiliyor. Burası çok basit bir şekilde inşa edilmiş her türlü teknolojiden uzak bir yer. Ormanın içinde, küçük kulübelerde kalınıyor. Kulübeler ikiz kulübe gibi ama duvar tavana kadar değil bu sebeple herkes birbirinin en ufak özelini bile duyabiliyor. Elektrik yok. Telefonlar çekmiyor. Her ne kadar klozet olsa da, klozet oturağı veya sifon yok. Odada akan su yok. Bir varil ve tas var. Tas ve varildeki suyla eski usul duş alınıyor ve sifon da yine kova doldurularak çekiliyor. Işık da yok. Akşamları kafa lambası ile geziyorduk.

Iquitos

Kulübemiz.

IquitosIquitos

Şahane tuvalet ve banyomuz.

Bir de mutfak ve yemek alanı olarak kullanılan bir kulübe var. Burada da en ilkel koşullarda yemek pişiriliyor. Kamp sırasında özel bir diyet uyguladık. Az seker, az tuz ve sebze ağırlıklı beslenme. Seremoni yaptığımız günlerin ertesi ise daha kati bir diyet uyguladık. O günler hiç tatlı veya tuz yoktu. Sadece basit haşlanmış sebzeler. Seremoni yaptığımız günlerde öğle yemeğinden sonra hiçbir şey yiyip içmek yoktu. Kamptaki insanlar 60 küsur yaşında anneden, 24 yaşında gençlere kadar değişiyordu. Genelde 8 kişiydik. Peki, ne bu seremoni? Şamanik seremoni ormanın daha derinlerinde küçük bir sekizgen çadırın içinde yapılan seremoniler. Akşam yedi gibi başladığımız bu seremonilerde, herkes küçük bir yatağın üstünde oturuyor daire seklinde. Herkesin önünde bir kova var. Yanına tuvalet kâğıdı, su ve ışık alıyorsun. Gece karan liginde hep beraber orman yolundan buraya yürünüyor.

Iquitos

Seremoni çadırına giden yol.

Iquitos

Seremoni çadırı.

Iquitos

Adam başı bir yatak ve kusmak için kova.

Iquitos

Samanimiz Don Lucho’nun masası ve alet edevatı.

Iquitos

Seremoni alanının dışındaki tuvaletler. Kapı falan yok ama seremoniler gece olduğu için karanlık oluyor. Yine de ihtiyaç duymadığım için mutluyum.

Iquitos

Arada çamaşır yıkadığımız yer.

Şaman ayahuasca denilen bir içecek sunuyor herkese. Bu içecek eskiden beri amazon yerli halkı tarafından seremonilerde ve ilaç olarak kullanılmış bir bitkinin pişirilmesi ile yapılıyor. Amacı insani fiziksel ve psikolojik olarak temizlemek. Bu temizlenmeye bol bol kusma ve bazen ishal dahil oluyor. Kusmak için önümüzdeki kovaları kullanıyoruz. Tuvalet ihtiyacı duyan dışarı çıkıp bu ihtiyacını karşılayabiliyor. Seans sırasında saman ikaro olarak adlandırılan doğanın şarkilerini söylüyor ve bol bol tütün dumanı üflüyor. Seans yaklaşık 3 saat sürüyor. İlk yarım saatin sonunda kusmalar başlıyor.
Değişik görüntüler görmek, sıcak basması, ağlamak, gülmek, kendini kötü veya iyi hissetmek, hayata dair sorularına cevaplar bulmak seansın parçası. Kusma vücuttaki kötü enerjinin atılması olarak görülüyor ve iyileşmenin bir parçası.

Iquitos

Ayahuasca’mız kaynıyor.

Iquitos

Saman Don Lucho ve ayahuasca ağacı.

IquitosIquitos

10 günlük kamp sırasında toplam 4 seans yaptık. İlk seans fiziksel olarak çok yorucuydu. Oldukça sıcak bastı. Kendimi ateşlerin içinde gibi hissettim. Çok fazla görüntü görmedim ama gözlerimden hep yaslar geldi. Seansın sonuna doğru da kustum. Seans bittiğinde saman hepimize teşekkür etti, ayağa kalktık ve her birimiz sarhoşlar gibi savrula savrula odalarımızın yolunu tuttuk. Ben ayrıca herzeyi dalgalar halinde görüyordum. Her hareketim sanki zaman yavaşlamış gibi dalga dalga görünüyordu.

Odaya vardığımızda kendimizi yatağa attık ve uyumaya çalıştık. Ayrıca ayahuasca’nın tadı korkunç. Sıvı sigara içiyor gibi hissediyor insan kendini. O kadar kötü bir tat ki içer içmez kusmamak için insan kendini zor tutuyor. Ben ilk seansta o kadar zorlandım ki kendi kendime bunu bir daha yapmayacağımı söyledim ama sonra fikrim değişti. Ertesi gün kalktığımızda kendimizi tamamen normal hissediyorduk. Sadece hafif bir yorgunluk vardı. Seans sonrası ertesi günü dinlenerek geçirmek gerekiyor.

İkinci seans benim için daha iyiydi. Uzun bir yolculuğa ciftim. Bir atın üzerinde ormanlardan geçtim, daha sonra bir kuşa dönüşüp yıldızlara uçtum sonra kocaman çok güzel bir ağacın önünde gördüm kendimi ve onunla konuşmaya başladım. Ağacın içine girip yattım kendimi onunla bütünleşmiş gibi hissetim sonra bir yaprağa dönüştüm rüzgârla savruldum.  İlk baslarda gayet iyiyken sonlara doğru yine biraz sıcaklar bastı. Seremoni bitip de yola çıktığımızda yolda kustum neyse ki odaya geldiğimizde yine hemen uyuyabildim.

Üçüncü seremoni süperdi. Kendimi çok mutlu ve huzurlu hissettim. Hatta şamanın şarkılarına eşlik ettim Jotabe beni şarkı söylerken duymuş. Kendimi bir köyde şaman olarak gördüm, yüzümde bir kuş maskesi, ayaklarımda uzun tahta bacaklarla kabilem etrafımı sarmış ve ben dans ediyordum. Çok mutlu ve rahattım. Bu sefer kusma ihtiyacı da duymadım. Ayrıca kendimi çocuk olarak gördüm. Çok huzurluydu.

Dördüncü seans en zorlayıcıydı. Bu sefer yine fiziksel olarak çok zorlandım. Seans boyunca çok üşüdüm ve kendimi süper sarhoş hissettim. Ayrıca benim ruh hayvanimin bir tilki olduğunu gördüm (Seanslardan birinde annemi de panda olarak gördüm). Bu sefer de kustum. Kustuktan sonra biraz rahatlıyor insan.

Peki, bu işkence gibi görünen seansların bize ne katkısı oldu. Kendimizi daha iyi anladık. Sanki daha bir sakinleştik. Daha bir rahatladık. Ayrıca doğaya daha yakınlaştık. Şaman benim çok iyi bir enerjim olduğunu ve ilerde çok kişiye yardım edeceğimi söyledi. Bakalım göreceğiz. Seremonilerin dışında kalan vaktimizi ormanda yürüyerek, kitap okuyarak, kamptaki diğer kişilerle konuşarak geçirdik.

Iquitos

Her seremoni sonrası sabah kahvaltısında şamanla konuşup tecrübelerimizi anlattık. Şaman da bize ne durumda olduğumuzu söyledi. Saman ayrıca bir şifacıydı. Bize değişik otlarla neler yapılabilir anlattı. Burada bulunduğumuz bürgün amazon nehrinde minik bir tur yaptık.

IquitosIquitosIquitosIquitosIquitosIquitosIquitos

Böcek.

Bora kabilesinin artık sadece turist tuzağına dönüşmüş dansını izledik. Sonra da küçük bir hayvanat bahçesine gittik. Burada yaralı veya tehlike altındaki hayvanları iyileştirip tekrar doğaya birikiyorlar.

IquitosIquitos

Tembel hayvancık 🙂

IquitosIquitosIquitosIquitosIquitosIquitos

Amazon nehri.

Iquitos

Ayrıca kampta dünyanın en tatlı köpişlerinden biriyle tanıştık. Maalesef bir araba kazası sonucu tek bacağını kaybetmiş bu küçük kız o kadar tatlı ve sevgi doluydu ki ona Tresleches (Trilece) adını koydum. Onu parazitlerinden kurtarmak için ilaçlar aldık. Ayrıca yemekler aldık. Her akşam kapımızda yattı. O kadar tatiliydi ki ondan ayrılmak çok acili oldu. Şehre döndüğümüzde gözyaşlarıma hâkim olamadım. Umarım hayatinin geri kalanını daha iyi geçirir bu dünya tatlısı köpiş.

Iquitos

Güzeller güzeli tresleches.

Iquitos

Bu on gün bizim için son derece değişik bir tecrübe oldu ama aynı zamanda özellikle fiziksel olarak oldukça zorlayıcıydı. Bir daha denemem ama denediğim için de pişman değilim.

Iquitos

Kamp arkadaşlarımız, Don Lucho ve şaman yardımcısı.

Iquitos

Don Lucho’nun torunu, geleceğin şamanı. Her ne kadar biz kendisinde bir saman enerjisi görmediysek de, yaşı sekize varınca eğitimi başlayacak ve ayahuasca içecek.

10 gün sonunda Iquitos’a geri döndük. Burada iki gün daha geçirdik. İlk gün ilk iş deli gibi yemek yemek oldu. İkimizde oldukça zayıflamıştık. Sonra Cusco ’ya geri uçtuk. Burada bir gece geçirecektik ve Ekvator’da tanıştığımız Amerikalı çift de tesadüf eseri burada olduğu için akşam yemeği için onlarla buluşacaktık. Lakin planlarımızda bir değişiklik oldu. Bolivya yolunda ertesi günden itibaren grev olduğu yolların kapanacağı söylendi. Biz de planlarımızı erkene aldık ve akşam yemeğinden sonra grev başlamadan gece otobüsü ile Bolivya’da Copcabana’ya gitmeye karar verdik. Artık Peru sayfasını kapatıp Bolivya sayfasını açma vakti geldi…

One thought on “Iquitos ve Amazon Ormanları

  1. Dalga geçmek amaçlı değil ama aklımda çağrıştırdığı için şu videoyu paylaşayım dedim. https://www.youtube.com/watch?v=G14qwKmLnwc

    Bu arada şaman diyince insanın aklına çok daha mistik tipler geliyor. Buradaki şaman hocanız kot pantolon ve t-shirt ile sanki bu işi ticarete dökmüş bir Peru’lu izlenimi verdi. Bulunduğunuz yer yerlilerin yaşadığı bir yer miydi? daha mistik insalarla tanışma imkanınız oldu mu?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir