Arequipa ve Colca Vadisi

Beyaz şehir olarak da adlandırılan Arequipa Peru’nun en büyük ikinci şehri. Yaklaşık deniz seviyesinden 2300 metre yükseklikte bulunan bu şehre otobüsümüz sabah 6 sularında varıyor. Arequipa’da ayrica Colca Vadisi turuna da katılmak istiyoruz.   İlk işimiz otele yerleşip, yıkanıp paklanmak oluyor. Daha sonra kahvaltı etmek ve şehri gezmeye başlamak üzere yola çıkıyoruz.

Arequipa her ne kadar deniz seviyesinden oldukça yukarıda da bulunsa oldukça güneşli bir şehir (Senede 300 gün güneş alıyor).Arequipa’nın ana meydanı Plaza de Armas şimdiye kadar gördüklerimiz arasında en güzeli.

Arequipa

Katedral.

ArequipaArequipaArequipa

Plaza Mayor.

Arequipa

Bir evin girişi.

Arequipa

Calle Mercaderes. Plaza Mayor’a çıkan bir sokak.

Arequipa

Plaza Mayor.

ArequipaArequipa

Plaza Mayor’un etrafındaki bu binalar balkonlarla çevrili ve bu balkonlarda değişik bar ve restoranlar bulunuyor.

Arequipa

Bu restoranda sekiz farklı patates türünün üstüne istediğiniz ana yemeği koydurarak lezzetli ve değişik bir yemek elde ediyorsunuz. Peru’da 9000 çeşit patates üretiliyor.

Arequipa

Benim yemeğim.

Ayrıca Arequipa ’da şimdiye kadar gördüğüm en güzel manastır bulunuyor. Bu manastıra eskiden sadece zengin İspanyol ailelerinin kızları alınıyormuş ve buraya girebilmek için bu aileler oldukça yüklü bir bağışta bulunuyormuş. Buraya rahibe olmak için gelen bu kızlar aslında rahibe düzenine pek de uymayan bir hayat sürüyormuş. Bu şehir içinde bir şehir olarak adlandırılan kompleksin içinde bu kızların kendi evleri, hizmetçileri, mutfakları bahçeleri bulunuyormuş. Bu evler kızların aileleri tarafından yapılıyormuş. Hatta sonunda papa bu lüks hayatin rahibeliğe uymadığına karar verip durdurulmasını bile istemiş. Bu kompleksi gezmek saatler sürüyor ve oldukça pahalı ama kesinlikle değer. Artık içinde sadece 20 rahibe kalmış, bunlarda bu müzeye dönüştürülmüş manastırın bakımını üstlenmiş.

ArequipaArequipaArequipaArequipaArequipaArequipaArequipaArequipaArequipaArequipaArequipaArequipaArequipaArequipaArequipaArequipaArequipaArequipaArequipaArequipaArequipaArequipaArequipaArequipa

Bu tatlı Gine domuzları maalesef Peru’da sevilen bir yemek. Cuy olarak adlandırılan bu hayvanları ne yazık ki hemen her menüde görebiliyorsunuz.

ArequipaArequipa

Arequipa ’ya gelmişken bir de tabii Colca vadisini görmek gerekir. Bu vadiye gitmek için organize bir tura katılmaya karar verdik. Oldukça ucuz olan bu turlar hem bir gecelik konaklamayı hem de saatler süren yolculuğu karşılıyor üstelik bir de rehber hizmeti sunuyor, Sonuçta hesap kitap yapınca bu turlar kendi kendine gitmekten daha ucuza geliyor.

İki gün bir gece olarak ayarladığımız bu tur sabah saat 8 gibi başladı. Minibüsümüze bindik ve Chivay’a doğru yaklaşık 3-4 saat süren yolculuğumuz başladı. Bu yolculuk sırasında birçok mola verdik. Bu molalardan biri Vicuñas diye adlandırılan lama ailesinden ama daha ince boyunlu güzel hayvanları doğal ortamlarında görmek içindi. Daha sonra otobüsümüz yaklaşık 4950 metreye kadar çıktı. Bu kadar yüksekliğe alışık olmayan annemin başı tuttu. Her ne kadar koka şekerleri yesek de, koka yaprakları çiğnesek de yükseklik yine de etkisini gösterdi.

Colca ValleyColca Valley

Vicuñalar ve volkan.

Colca Valley

Vicuñalar.

Colca Valley

4950 metrede Arequipa’yı çevreleyen 3 volkanik dağı panoramik bir şekilde görmek mümkün hatta bu dağlardan bir tanesi sürekli kül ve duman püskürtüyordu. Gerçekten çok güzel bir görüntüydü. Daha sonra tekrar inişe geçtik.

Colca Valley

4950 metre yükseklikte.

Colca Valley

4950 m’de satıcılar.

Colca Valley

Sürekli küller savuran volkan.

Colca Valley

Yareta isimli ilginç bir bitki. 4000-5000 metre yüksekliklerde bulunan bu bitki oldukça sert.
Dokununca tas gibi bir his veriyor.

Colca Valley

Başka bitkilerle beraber hazırlanmış koka çayı. Yükseklik hastalığına birebir.

Colca Valley

İyi şans için üst üste dizilmiş taşlar.

Chivay kasabası 3700 metre yükseklikte bulunuyor. Yani yine de oldukça yüksek. Ve bu kadar kısa sürede bu kadar mesafe çıkıp inmek aslında pek de iyi bir şey değil. Tubik’in başı iyice ağrımaya başladı. Chivay kasabasında öğle yemeği yedikten sonra otele yerleştik. Biraz dinlenip termal banyolara gittik. Banyolardan sonra  tekrardan otele döndük ve birkaç saat dinlendik.

Colca Valley

Chivay yakınlarında bir satıcı kadın.

Colca Valley

Chivay.

Colca Valley

Termal banyolara giderken. Arka planda volkan kül püskürtmeye devam ediyor.

Colca Valley

Termal banyolar-

Bu arada Tubik ’in bas ağrısı iyice artmıştı. Hızlı bir akşam yemeği yiyip dinlenmek istiyorduk. Sabah kahvaltıdan sonra otobüslere binip başka bir kasabaya gittik. Burada alpaka ve lamalarla fotoğraf çekip onları kucakladık. O kadar tatlı ve yumuşaktılar ki. Alpakaları kucakladıktan sonra güney Amerika akbabalarını (condor) izlemek üzere condor tepesine gittik.

Colca Valley

Meydanda dans eden kızlar.

Colca ValleyColca ValleyColca Valley

Sabah 8 ila 9 arası yuvalarından çıkan kuşları izlemek için erkenden bu tepeye gitmek ve yüzlerce turistin arasından iyi bir yer kapmak gerekiyor ve hiç bir zaman bu kuşları görebileceğinin bir garantisi yok. Ama biz şanslıydık. Daha varır varmaz 3 akbaba bizi karşıladı. Daha sonra yakından uzaktan genç yaşlı en az 10 tane condor izleme şansımız oldu.

Colca ValleyColca ValleyColca ValleyColca ValleyColca ValleyColca ValleyColca ValleyColca Valley

Bu kuşları izledikten sonra yol üstünde küçük bir kasaba olan Maca’da durduk. Bu kasaba sismik hareketlerin çok olduğu bir bölge üstünde kurulmuş ve defalarca depremler sebebiyle yıkılmış. Lakin insanlar hala ısrarla bu kasabada yasamaya devam ediyor. Buradan sonra Inkalar’ın inşa ettiği terasları görmeye gittik. Oldukça etkileyici olan bu terasları da gördükten sonra öğle yemeği için tekrar Chivay’a döndük. Yemekten sonra non-stop Arequipa ‘ya dönmek üzere yola çıktık. Akşam 5 civarı şehre vardığımızda oldukça yorgunduk.

Colca Valley

Bütün bu teraslar inkalar tarafından tarım için yapılmış.

Colca ValleyColca ValleyColca ValleyColca ValleyColca ValleyColca ValleyColca ValleyColca Valley

Farklı mısır türleri.

Colca Valley

Ekmek ve Ají (çok acı)

Ertesi gün ben yine midemi üşütmüştüm. Son birkaç gündür de nezleydim. Otelden çıkacak halim yoktu ve akşam gece otobüsü ile Cusco ‘ya gitmemiz gerekiyordu. Otel müdürüyle konuştuk ve odamızı akşama kadar yarı fiyata tuttuk. Bu şekilde bütün günü odada dinlenerek geçirdik. Akşam otobüsü gözümü korkutuyordu. Ateşim de vardı. Ama bir yandan da programı aksatmak istemiyordum. Ne de olsa Tubik ‘in sadece bir haftası kalmıştı. Bu yüzden cesaretimi topladım ve akşam 6’da odadan çıktık ve 8’deki otobüsümüze yetişmek üzere bir taksiye bindik. Yaklaşık 10 saatlik bir yolculuk bizi bekliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir