Ica, Paracas doğal parkı ve Ballestas Adaları

Ica Lima’dan otobüsle yaklaşık 4,5 saat mesafede bir çöl şehri. Sabah 10’da bindiğimiz otobüsümüz öğleden sonra bu şehre varıyor. Lima’dan Ica’ya giderken hep kurak topraklarla kaplı yollardan geçiyor otobüsümüz. Burada Jose Luis’in evinde kalacağız. Evi merkezden biraz uzakta. Bizi otobüs durağından alıyor ve evine getiriyor. Odalara yerleştikten sonra tekrar merkeze gidip biraz dolaşmaya, yemek yemeye ve civar bölgelerde yapılacaklar hakkında fikir almaya gidiyoruz. Ayrıca ev sahibimiz de bize Paracas doğal parkını ve Ballestas Adalarını gezmeyi kapsayan bir tur öneriyor. Bu turun fiyatı bize biraz pahalı geldiği için başka yerlere de sormaya karar veriyoruz ama sonuçta Luis’in önerisi en güzeli olduğu için onunla gitmeye karar veriyoruz. Ica’da çöl havasını gerçek anlamda yaşıyorsunuz. İlkbahar olmasına rağmen gündüz hava son derece sıcakken, akşam üzeri oldukça serinliyor ve hırka giymek gerekiyor. Akşam yemeğini yedikten sonra odamıza döndük. Ertesi gün sabah 6:30 da adalara gitmek için yola çıkmamız gerekiyor.

 Ertesi sabah erkenden yola çıktık. Yaklaşık 1 saat uzaklıktaki Islas Ballestas’a varınca bir bota binmek için sıraya girdik. Burada yaklaşık 2 saatlik bir tekne gezintisi ile denizaslanlarını, sula kuşlarını ve pelikanları görmek mümkün. Bu adaların lakabı fakir adamın Galapagos adaları.

Paracas

Pacaras’da kuşlar tekneleri ele geçirmiş.

Paracas

Yunuslar…

Biz her ne kadar Galapagos adalarını görmüş olmakta annemin de bu hayvanları görmesini istiyoruz. Bu yüzden buraya geldik. Ve yunuslar tarafından karşılandık. Etrafımız yunus doluydu. Zıplaya zıplaya yüzüyorlardı. Ayrıca adalar gerçekten de çok güzeldi. Hayvanları görmenin mutluluğunun yanında bu adaları görmekte ayrıca bir sevinç kaynağıydı. Burada ayrıca Nazcalar’a ait olduğu tahmin edilen bir devasa kaktüs çizimini görmekte mümkün. İki saatin sonunda turumuz tamamlandı ve karaya geri döndük.

Paracas

Pelikanlar.

Paracas

Daha çok pelikan.

ParacasParacas

Nazca çizgilerini andıran kaktüs çizimi.

ParacasIcaIcaParacasParacasParacas

Fotoğrafta tam anlaşılmasa da gökyüzü kuşlarla kaplıydı.

ParacasParacasParacasParacasParacasParacas

Ufak bir kahvaltı sonunda Paracas parkını gezmeye gittik. Bu park kum, kum tepeleri, kayalıklar ve denizden oluşan bir doğa harikası. Kızıl plajı gezdik ayrıca Katedral olarak adlandırılan maalesef depremde büyük bir kısmı yıkılmış olan kayaları gezdik. Bol bol fotoğraf çekip öğle yemeği yemeye gittik.

Paracas

Katedral. 2007 yılında depremden büyük zarar görmüş. Eskiden karayla bağlantılıymış.

ParacasParacasParacasParacasParacas

Ve suya girdik.

Paracas

Manzara müthiş.

Üçüncü gün sabah erkenden Luis bize meyve bahçelerini gezdirdi. Değişik mango ağaçlarını ve avokado ağaçlarını gördük. Bu yürüyüşten sonra biraz market alışverişi yaptık.
Bol bol meyve ve akşam yemeği için peynir, ekmek ve zeytin aldık.

Alışverişten sonra bir taksiye binip 5 km uzaklıktaki büyücü köyü Cachiche’ye gittik. Eskiden büyücüleri ve şifacıları ile meşhur olan bu köyde artık hiç büyücü kalmamış. Son büyücü ölmeden önce köyde bulunan devasa palmiye ağacının 7’ci boğumunun çıktığı vakit köyün sular altında kalacağının kehanetinde bulunmuş. Gerçekten oldukça ilginç bir sekle sahip, yılan gibi yerde kıvrılan bu palmiye ağacının yedinci boğumu çıktığı zaman köyün yakınındaki nehir tasmış ve köy sular altında kalmış. Bu zamandan beri de bu ağacın yedinci boğumunun büyümesine izin verilmiyor, hep kesiliyormuş. Bu köyde tarot falı bakanlar olsa da artık hiçbiri orijinal büyücü veya şifacı değilmiş. Bu yüzden biz de fazla vakit kaybetmeden geri döndük.

Ica

Son meşhur büyücü Julita’ya adanmış heykel.

Ica

Ica

Yedi boğumlu palmiye. Devasa bir yılanı andırıyor.

Ica

Köyün meydani. Asılmış bir büyücü heykeli var.

Bu sefer istikamet Huacachina. Çölün ortasında bir vaha olan Huacachina’da boogy denilen büyük ATV benzeri araçlarla kum tepelerinde gezmek ve sandboarding yapmak istiyoruz. Saat 4 için turumuzu ayarlayıp tur saatini beklemek üzere vaha gölüne bakan bir kafeterya ’da kahvelerimizi yudumlamaya gittik. Saat 4’de bu çok gürültülü ve büyük ATV’lere binip kendimizi kum tepelerinde bir gezintiye verdik. Toplam 10 kişinin bindiği bu araçlarla tepelerin üstünde gondol gibi gidip geldik. Gerçekten de çok eğlenceliydi. İrili ufaklı birçok tepecikten sandboardlarla kaydıktan sonra tepelerin ardından güneşin batışını da seyredip vahaya geri döndük.

HuacachinaHuacachinaHuacachinaHuacachinaHuacachinaHuacachinaHuacachinaHuacachinaHuacachinaHuacachina

Buradan tekrar bir taksiye binerek otele geldik. Akşam avokado, domates, peynir, salatalık, ekmek ve meyveden oluşan leziz yemeğimizi hazırlayıp yedikten sonra, çantalarımızı hazırlayıp yatmaya gittik. Yarın istikamet Nazca…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir