Latacunga ve Quilotoa Loop trekkingi

Latacunga Otavalo’dan otobüsle yaklaşık 3,5 saat mesafede bulunuyor. Bu küçük şehir Cotopaxi volkan dağına ve Quilotoa volkan dağına yakınlığıyla olduğu kadar Mama Negra festivaliyle de meşhur. Biz şansımıza tam da bu meşhur festivalin olduğu zamanda şehre vardık. Festival 23 ve 24 Eylül tarihlerinde iki gün sürüyor ama iki gün de hemen hemen ayni olduğu için biz 23 Eylül’de festivale katılmaya 24 Eylül’de de 2 gece 3 gün sürecek Quilotoa volkan dağı trekkingini yapmaya karar verdik.

Latacunga

Hostelin terasından manzara.

Latacunga

Cotopaxi dağı.

Bu şehirde Hostal Tiana’da kaldık. İlk kaldığımız odanın kendi banyosu vardı ama ikinci gün ortak banyolu odaya geçmemiz gerekiyordu. Açıkçası ortak banyolu odaya geçtiğimiz için ben çok mutlu oldum. Ekvador’da genel bir sorun tuvalet kokusu. Boruların eskiliği mi yoksa kotu kanalizasyon sistemi mi bilemiyorum ama tuvaletlerden genelde çok ağır olmasa da rahatsız edici bir koku gelebiliyor.

İkinci gün ise sabah erkenden festivali izlemeye gittik. Son derece renkli olan bu festival aslında şehri daha evvel iki kere yerledir eden volkan dağının son patlamasına engel olduğuna inanılan bir kutsal bakireyi anmak amaçlı yapılıyor. Ama festivalin içeriğine bakınca bu hikâye ile bağlantı kurmak oldukça zor. Rengârenk yöresel kıyafetler giymiş kadınlı erkekli gruplar arkalarında bir bandonun eşliğinde yollarda ilerliyor ve dans ediyor.

LatacungaLatacungaLatacunga

Bu grupların her biri belki 40 kişiden oluşuyordu ve bence en az bir 30 grup vardı. Her grubun kendi bandosu ve dansçıları var.

LatacungaLatacunga

Her grupta ayrıca içinde bir bütün olarak pişirilmiş kocaman bir domuz, etrafına dizilmiş tavuklar, hindiler, Gine tavşanları ve alkol şişeleri bulunan, tahminen 150kg’i bulan, devasa bir fıçıyı sırtında taşıyan bir adam bulunuyor. Bu adamlara zorlu görevleri sırasında yardım etmek üzere iki kişi eşlik ediyor, bir de arkasında yorulduğunda fıçıyı üstüne koyması için bir masa taşıyan üçüncü bir adam bulunuyor. Açıkçası bu domuzların görüntüsü benim için fazlasıyla korkunçtu. Bakmakta zorlandım.

Latacunga

Zavallı domuzcuk ve onu taşıyan ekip.

Konvoyun sonunda tabii ki festivale adını veren mama negra (siyah anne) bir at üstünde arzı endam ediyor. Mama negra suratı siyaha boyanmış, bir elinde bir oyuncak bebek diğer elinde biberonumsu bir şişe bulunan bir adam. Bu adam at üstünde izleyenlerin yanından geçerken biberonun içindeki sütü insanlara sıkıyor.

Latacunga

Mama Negra atıyla geliyor.

Bir başka grup ise şamanlar. Ne kadar gerçek oldukları şaibeli bu şamanlar seyircilerden birini aralarına alarak ellerindeki sopalarla etrafında dönerek onu kutsuyorlar. En sonunda da ellerindeki alkol şişesinden bir yudum alarak ortadaki kişinin üstüne tükürüyorlar. Bu servisin ücreti ise 50 cent. Gayet ucuz bir kutsanma.

Latacunga

Şamanlar kutsama esnasında.

Bu eğlence sabahtan akşama kadar sürdü. Gece de havai fişekler atıldı. Ertesi sabah erkenden kalktık, büyük sırt çantalarımızı otelin deposuna bıraktık. Yanımıza birkaç tişört, pijama, polar, yağmurluk ve yiyecek bir şeyler alarak otobüs durağının yolunu tuttuk. Yürüyüşe başlayacağımız nokta otobüsle şehirden 2,5 saatlik bir mesafedeydi. Quilotoa krater gölünün tepesine ulaştığımızda yaklaşık 3800m yükseklikte bulunuyorduk ve hava oldukça soğuktu. Eldivenler, berelerle manzarayı biraz izledikten sonra yürüyüşümüze başladık.

Quilotoa

Quilotoa krater gölü.

Saat 11:30’u gösteriyordu ve önümüzde yaklaşık 5 saatlik bir yürüyüş vardı, tabii kaybolmazsak. Bu yürüyüş parkuru her ne kadar otel sahipleri tarafından işaretlense de turistlere rehberlik yapmak ve bu sayede para kazanmak isteyen köylüler tarafından işaretlerin sürekli kaldırılması sebebiyle kafa karıştırıcı olabiliyor. Bizim elimizde otelden aldığımız bir yol tarifi ve küçük bir harita vardı. Yön bulma yeteneğimize güvenerek yola çıktık ve akşam karanlığı çökmeden otele varmayı umduk. Ama daha ilk 10 dakika sonunda yolların ve tarifin hiç de açık olmadığını anladık. Kafamız karışmış etrafa bakarken, kafası karışmış 3 turistle karşılaştık. İki Amerikalı ve bir Hollandalıdan oluşan bu küçük grupla güçlerimizi birleştirmeye karar verdik. En azından kaybolursak daha büyük bir grupla kayboluruz diye düşündük. Yaklaşık ilk bir saat sonunda bir sürprizle karşılaştık. Jotabe ’ye doğum günü hediyesi vermek isteyen bir köpek onu paçasından yakaladı. Neye uğradığını şaşıran Jotabe’nin yardımına koştuk tabii hemen. Neyse ki yola çıkmadan kuduz aşısı yaptırmıştı, bu sayede çok da panik olmamıza gerek kalmadı. Yarasını oksijenli su ve anti bakteriyel bezlerle temizledik. Bu civarda gene turistlere rehberlik yapmak isteyen köylüler köpeklerini onlara saldırmak üzere eğitiyorlar bu sayede turistleri korkutarak onlara bir nevi zorla hizmetlerini sunuyorlar. Bu küçük ısırık sonunda hepimiz elimize birer sopa aldık. Gerçekten de yol boyunca birçok köpek havlayarak bize koştu biz de onları sopalarımızla korkuttuk.

QuilotoaQuilotoa

Burası benim evimmiş.

QuilotoaQuilotoa

İlk günün son iki dakikası sadece iki dakikalık yolumuzun kaldığını bilmeden yaptığımız otostop. Binmemiz ve inmemiz bir oldu. Ama değdi.

İlk günün kalanını başka bir kazaya uğramadan atlattık ve otelimize vardık. Chugchilan köyünde Cloud Forest hostelde akşam yemeği ve kahvaltı dahil yerimiz hazırdı. Süper leziz ve doyurucu akşam yemeğinin sonunda odalarımızda dinlenmeye çekildik.

Quilotoa

Cloud forest hostel.

İkinci gün daha da zorlayıcı oldu. Elimizdeki yol tarifi o kadar kötüydü ki bir noktada kaybolduk. Balta girmemiş dikenli dalların ve çamurların arasında bir süre yürüdükten sonra tam  yolu bulduğumuzu sandığımızda anladık ki bir yuvarlak çizip aynı noktaya gelmişiz. Karşı vadide bir ev bulunuyordu. Bu evdeki köylülere seslendik ve yolu anlamaya çalıştık. Neyse ki sonunda yolu bulduk.

QuilotoaQuilotoa

Minik eşek yavrusu. Tüyleri o kadar yumuşaktı ki. Tam bir pelüş.

Quilotoa

Köpeklerden korunma yöntemi olarak sopalar. Tabii vurmak için değil.

Quilotoa

Bu kaybolmanın da etkisiyle yaklaşık 7 saat süren yürüyüşümüz sonunda Isinlivi köyünde Taita Cristobal adli hostelimize geldik. Yine akşam yemeği ve kahvaltı ücrete dâhildi. Akşam yemeğimizi beklerken küçük oturma alanındaki sobayı yaktık ve etrafına yerleşip bitmek bilmeyen Çin daması oyununu oynamaya başladık. Bu oyun herkesin kazanmak üzere olan oyuncuya karşı birleşmesi sonucu bir türlü nihayete eremedi. En sonunda berabere ilan edip oyunu bitirdik.

Sabah son gün için erkenden kalkıp kahvaltı ettik. Maalesef Amerikalı kız midesini üşüttüğü için yürüyebilecek halde değildi. Bu çift bir gece daha otelde kalıp dinlenmeye karar verdi. Biz de onlara veda etmek zorunda kaldık.  Bu köy ve otel sahipleri o kadar tatlı ve huzur doluydu ki, vaktimiz olaydı da bir geceden fazla kalabilseydik diye düşündük. Ayrıca odalar o kadar temiz, yemekler o kadar lezizdi ki, herhalde bu seyahatin başından beri kaldığımız en iyi yerdi. Ayrıca fiyat da diğer yerlere göre daha düşüktü.

Quilotoa

Köy ilkokulunu ziyaret. Tavşana tavşan. Uyanık seni…

Jotabe, ben ve Hollandalı genç dönüş yoluna geçtik. Son gün oldukça kısaydı. 3 saat sonunda Sigchos köyüne vardık ve buradan Latacunga ’ya dönmek üzere otobüse bindik. Latacunga ’da aynı otelde bir gece daha geçirdik. Ertesi gün istikamet Cuenca…

QuilotoaQuilotoa

Son tırmanıştan evvel ufak bir dinlenme.

Quilotoa

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir