Darwin ve Galapagos adaları

image

Galapagos adaları anakaradan 1000km açıkta bulunan ve 18 büyük ada ve birçok küçük adacıktan oluşan bir adalar zinciri. Galapagos adaları tamamen volkanik patlamalar sonucu oluşmuş. Üç farklı tektonik tabakanın buluştuğu bir noktada bulunmanın haricinde Galapagos adaları ayrıca volkanik sıcak nokta üzerinde bulunuyor. Volkanik sıcak noktalar yerkabuğunun zayıf olduğu noktalar ve bu noktalardan bazen volkanik patlamalar sonucu magma çıkıyor. Bu çıkan magmalar deniz suyunda soğuyarak tepeler oluşturmaya başlıyor. Her patlamayla bu tepeler yükseliyor ve deniz altında dağlar oluşturmaya başlıyor. Ve sonunda bu dağlar o kadar yükseliyor ki su yüzeyine varıyorlar. Bu şekilde volkanik adalar oluşuyor. Galapagos ’ta bu adalar tektonik tabakaların hareketleri sebebiyle yavaş yavaş ilerliyor ve her sene 3cm daha anakaraya yaklaşıyor. Bu ilerleme sonucu volkanik sıcak notadan uzaklaşıyor ve adanın büyümesi de duruyor. Oluşan ada zamanla rüzgâr, deniz ve dalgalarla beraber aşınıp küçülmeye başlıyor. Adanın sonu tekrar yok olmak oluyor. Volkanik sıcak nokta ise aktif bir şekilde yeni adalar oluşturmaya devam ediyor ve oluşan yeni adalar eski adalar gibi yavaş yavaş anakaraya ilerliyor. İşte Galapagos adaları bu şekilde oluşmuş. En eski ada olan Espanola adası 3,5 milyon yaşında ve artık aşınmalar sonucu iyice küçülmüş ve yok olmak üzere. Fernendina adası ise en geç ada ve hala oldukça aktif.

GalapagosGalapagos

Adaların çoğunda insan yerleşimi yok. Bunun sebepleri arasında adaların uzun yıllar lanetli olarak görülmüş olması, daha sonra tatlı su bulmanın çok zor olması ve en son olarak adaların doğal park ilan edilmesi ile yerleşimin oldukça kısıtlanmış olması yer alıyor. Sadece 4 adada yerleşim var ve bu adalarda da yerleşim alanları kısıtlı. Adaların her yerine ev yapmak mümkün değil ayrıca artık dışarıdan gelip adalara yerleşmek de mümkün değil.

Adalar ilk olarak korsanlar ve balina avcıları tarafından keşfedilmiş ve onlar tarafından gemi tadilatı yapmak veya saklanmak gibi amaçlarla kullanılmış. Daha sonra bir papaz bu adaları tesadüf eseri keşfetmiş lakin tatlı su bulamadığı için bu adalara mecburi sığınan gemi tayfasından birçok kişi ölmüş, kalanlarda kaktüs emerek ayakta kalmış ve kurtarılmayı beklemiş. Adalarda zamanla kolonileşme başlamış.

GalapagosGalapagos

Floreana adasına daha sonra bir alman dişçi ve sevgilisi yerleşmiş. Alman dişçi adaya yerleşmeden evvel ilerde sorun yasamamak için bütün dişlerini sökmüş ve kendine metalden takma diş yapmış. Sıkı vejetaryen olan bu dişçi adaya yerleştikten birkaç yıl sonra tavuk zehirlenmesinden ölmüş.  Adaya ayrıca zengin bir barones ve üç sevgilisi gelmiş. Gayet despot olan bu barones adada kimse tarafından sevilmiyormuş daha sonra bilinmez sebeplerle ortadan yok olmuş, tahminen öldürülmüş. Adanın ilk yerlilerinden bir çift ise hala adada yaşıyor.

GalapagosGalapagos

Adaya yerleşen insanlar adanın doğasını oldukça bozmuş. Burada yasamak için ektikleri bitkiler adanın doğal bitki örtüsünü bozarken, adaya getirdikleri köpek, at, eşek ve özellikle keçi gibi hayvanlar hem bitki örtüsünü katletmiş hem de yerli hayvanlara zarar vermiş. Ayrıca balina avcıları zamanında da yaklaşık 200000 kadar kaplumbağa avlanmış ve yenmiş. Bu yüzden adada 20000 kadar kaplumbağa kalmış. En çok zarar veren hayvanlar ise keçiler olmuş. Kaplumbağaların yemeğini yiyen keçiler onların açlıktan ölmesine sebep olmuş. Bu sebeple adada büyük bir keçi temizleme avı başlatılmış ve binlerce keçi öldürülmüş.

Ayrıca maalesef adada yasayan insanlar büyük gemilerle adaya motorlu araçlar ve değişik yiyecek içecekler getiriyor. Adaya getirilen her şey beraberinde fareden tut değişik böcek ve bitkilerin adaya ulaşmasına sebep oluyor ve adanın kendi ekosistemini bozuyor. Adalarda insan etkisini azaltmak için birçok önlemler alınıyor. Aksi halde bu doğallığın kaybolması an meselesi.

Galapagos adaları jeolojik özelliklerinin yanında en çok Darwin’in evrim teorisi ile anılıyor. Charles Darwin Beagle adlı gemi ile yaptığı 5 yıl süren seyahatleri sırasında Galapagos adalarına da uğruyor. Bu adalarda yaptığı geziler sırasında birçok bitki ve özellikle ispinoz kuşları topluyor. Daha sonra yaptığı araştırmalar sırasında bu ispinoz kuşlarının anakaradakilerle ayni familyadan geldiğini lakin farklı gaga özellikleri gösterdiğini fark ediyor. Bunu kuşların adanın koşullarına uyum sağlaması olarak görüyor. Bir şekilde anakaradan gelen ispinoz kuşları adada hayatta kalmak için değişmek zorunda. Değişemeyen kuşlar yok olurken değişim göstererek adanın koşullarına uyum sağlayan kuşlar hayatta kalıyor ve üremeye devam ediyor. Bu şekilde daha değişik ama hala ispinoz kuşu olan yeni bir tür oluşuyor. Buna doğal seleksiyon deniyor. Bu şekilde Charles Darwin her canlının bir yaratan tarafından olduğu gibi yaratılmadığını, canlıların başka türlerden evrimleştiğini kanıtlamış oluyor.

image

Meşhur ispinoz kuşu.

Peki, bu canlılar ilk olarak bu adalara nasıl geldi? Kuşlar tabii ki uçarak anakaradan bu adalara ulaşmış ilk olarak. İguana, kertenkele ve kaplumbağa gibi canlılar büyük ihtimalle okyanusa düsen ağaç kütükleri üzerinde bu adalara ulaşmış. Bu canlılar uzun süre susuzluğa dayanabiliyor ve deniz suyu onlara bir zarar vermiyor. Adalarda hiç kurbağa bulunmuyor. Bunun sebebi tatlı suya ihtiyaç duyan kurbağaların okyanusun tuzlu sularında günlerce süren bir seyahati canlı olarak bitiremeyecek olması. Deniz kaplumbağaları, balıklar ve denizaslanları anakaradan yüzerek ulaşmışlar. Özellikle denizaslanları Kaliforniya denizaslanları ile akraba ama tabii ki onlarda doğal seleksiyon sonucu bazı değişimlere uğramışlar. Gene bazı bitki türleri ağaç kütükleri üzerinde seyahat etmiş ya da bu bitkilerin tohumları rüzgârlar veya kuşlar yardımı ile adaya taşınmış olabilir. Adada yaşayan bütün canlılar anakaradan buraya ulaşmış ve evrimleşmiş.

Galapagos adalarında  deniz kaplumbağaları, denizaslanları, dev kara kaplumbağaları, deniz iguanaları, kara iguanaları, kertenkeleler, yengeçler, birçok değişik balık türleri, balinalar, köpekbalıkları, penguenler görmek mümkün. Kuş türleri olarak en çok ispinozgiller, mavi ayaklı sulalar, kırmızı ayaklı sulalar, pelikanlar ve pelikanlarla akraba fregat kuşları, atmacalar gözlemleniyor. Adadaki canlılar insanlarla gerçek anlamada beraber yasamadığı için ve onlar tarafından avlanmadıkları için insanlardan korkmuyorlar. Bu sayede hayvanları yakından incelemek mümkün lakin adanın vahşi doğasını bozmamak ve sürprizlerle karşılaşmamak için 2 metreden fazla yaklaşmamak ve kesinlikle dokunmamak, beslememek gerekiyor.

Galapagos

Galapagos

Kara iguanası.

Galapagos

Mavi ayaklı sula.

Galapagos

Kara iguanası.

Galapagos

Dişi fregat kuşu.

Galapagos

Erkek fregat kuşu.

Galapagos

Denizaslanı.

Galapagos adalarını gezmek için iki yol var. Birincisi adada bir otelde kalıp, günübirlik botlarla diğer adaları ziyaret etmek, ikinci seçenek ise bir gemide kalmak. Gemide kalmak daha avantajlı çünkü daha uzak adalara gitmek mümkün. Günübirlik turlarla ancak yakın yerler ziyaret edilebiliyor. Biz La Pinta adli cruise gemisinde yedi gece sekiz gün kaldık.

Turu son dakika ayarladığımız için yüzde kırk daha ucuza gelmiş oldu üstelik Quito’dan adalara uçak bileti de dâhildi. Eğer zaman sorunu yaşanmıyorsa son dakika turlarını ayarlamak bütçeyi delmemek için en uygun yöntem. Bu gemi beş yıldızlı otel konforundaydı. Kahvaltı ve öğle yemeği açık büfe, akşam yemeği a la carte. Ayrıca bana şahane vejetaryen seçenekler sundular. Bunun haricinde istediğiniz zaman cay, kahve ve soft drinks ücrete dahildi. Her ada ziyareti sonrasında küçük kanepeler ve meyve suları ikram edildi. Gemide doktorda bulunuyordu ayrıca deniz tutmasına karşı ilaç da veriyorlardı ki bu benim çok isime yaradı. Eylül ayında deniz bayağı bir dalgalı oluyor. Bunların haricinde wet suit ve şnorkel de verildi herkese.

GalapagosGalapagosGalapagos

Her sabah 7 de klasik müzik eşliğinde uyan dirildik. 7:30’da kahvaltı ettik, saat 8:30 gibi küçük surat motorlarına binip yeni bir adaya indik. Burada vahşi doğayı gözlemledik, hayvanlarla haşır neşir olduk, bol bol fotoğraf çektik. Sonra saat 10 gibi gemiye geri döndük. Saat 10:30’da wet suitlerimizi giyip, şnorkellerimizi alıp derin su yüzüşüne gittik. Bu yüzüşler esnasında köpekbalıkları, denizaslanları etrafımızda gezindi. Saat 12 gibi gemiye geri döndük. Öğle yemeğinden sonra 14:30 civarı tekrar motorlara atlayıp başka bir adaya geçtik. Yaklaşık 2,5 saatlik yürüyüş sonrası tekrar gemiye döndük. Akşam 7 gibi ertesi günün programı ve bazı bilgilendirici konuşmalar yapıldı. 7:30’da akşam yemeği ve boş vakit. Yani anlayacağınız günlerimiz oldukça doluydu. Ama yine de şnorkel sonrası donmuş vücutlarımızı geminin jakuzisinde ısıtacak vakit bulabildik. :)) Ayrıca bazı dalışlar sırasında deniz o kadar dalgalıydı ki insan ilk basta biraz da olsa ürkebiliyordu.

Galapagos

Penguen.

Galapagos

Deniz kaplumbağası.

Galapagos

Pelikan.

GalapagosGalapagos

Deniz iguanası.

Galapagos

Lava kertenkelesi.

Galapagos

GalapagosGalapagos

Galapagos

Yüzlerce deniz iguanası.

GalapagosGalapagos

Denizaslanı ve lava kertenkelesi.

Galapagos

Kanatsız karabatakgillerden bir kuş.

GalapagosGalapagos

Galapagos

Bu turlar sırasında  ve gemide yemeklerde genelde bir İsviçreli doğa fotoğrafçısı kadın ve İspanyol orta yaşlı doktor bir çift ile takıldık. Gemide 3 tane doğa bilimcisi vardı. Üçü de oldukça bilgili ve eğlenceli kişilerdi.

Galapagos

Motorla adaya giderken.

Galapagos

Kırmızı kumsal.

Galapagos

GalapagosGalapagosGalapagosGalapagosGalapagos

Galapagos

GalapagosGalapagos

Flamingo.

GalapagosGalapagosGalapagosGalapagosGalapagos

GalapagosGalapagosGalapagos

Dev kara kaplumbağası.

Yani kısacası Galapagos adalarında şahane vakit geçirdik. Her gün denizaslanlarıyla bakışmak, iguanaların ve kaplumbağaların sakinliğiyle ve yavaşlığıyla sakinleşmek kuşların ve balıkların renklerinde neşe bulmak çok güzeldi. Özellikle şnorkel yaparken daha da yakınlaşma firkati bulduk. Meraklı denizaslanları etrafımızda dönüp bizi izledi, deniz kaplumbağaları her zamanki sakinlikleriyle aramızdan bizi umursamadan geçti ve köpekbalıkları önce bizi korkutsa da sonra deli gibi onları takip edip hayranlıkla onları izlememize ve korkumuzu tamamen unutmamıza sebep oldu. Karabataklar biz suyun altındayken sulara dik dalışlar yaptık ve önümüzde balık avladı. Kısacası her ani huzur, heyecan, neşe ve hayranlıkla geçti.

Umarım insanlar bu adaları daha fazla etkileyemez ve bu güzellik uzun yıllar böyle devam eder. Hayatimin en güzel ve en ilginç günlerini burada yaşadım diyebilirim ve kesinlikle herkesin ölmeden evvel görülmesi gereken yerler listesinde bulundurmasını tavsiye ederim.

Galapagos

GalapagosGalapagos

Atmaca.

GalapagosGalapagos

Kırlangıç kuyruklu martı.

Galapagos

Süt emen bebek denizaslanı ve şaşkınlıkla izleyen kanarya.

Galapagos

Yerleşimin olduğu Santa Cruz adaşından balık pazarı görüntüsü. Kedi ve köpek yerine denizaslanı ve pelikanlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir