Popayan ve Ipiales

Popayan’a Salento’dan 5-6 saatlik bir otobüs yolculuğu ile ulaşılabiliyor. Popayan Ipiales’i saymazsak bizim Kolombiya’daki son durağımız. Popayan ’da ParkLife Hostel’de kaldık. Bu hostel eski bir kolonyal ev. Yüksek tavanları, büyük camları, renkli duvarları ve şirin kedisi Sushi ile gayet konforlu bir yer. Ayrıca otelimiz direkt ana meydandaydı ve odamızın penceresi katedrale bakıyordu. Popayan beyaz şehir olarak da adlandırılıyor. Bunun sebebi eski şehrin beyaz kolonyal evlerle dolu olması.

Popoyan

Odamızın manzarası.

Popoyan

Sağdaki ilk bina bizim hostel.

Popayan ’ ın tarihi merkezi oldukça küçük ama şirin. Popayan 1983 yılında büyük bir deprem yaşamış ve bu deprem sonucunda şehrin büyük bir kısmı yıkılmış. Birçok bina yeniden inşa edilmiş veya restore edilmiş. Morro tepesine çıkarak şehre kuşbakışı bakılabilir.

PopoyanPopoyan

Ata binmek isteyen?

PopoyanPopoyanPopoyan

İki tane beyaz olmayan bina.

Popoyan

Guarapo. Şeker kamışı ve limon ile hazırlanan soğuk içecek. Çok lezzetli ve ferahlatıcı.

PopoyanPopoyan

Ipiales için yola çıkmadan evvel sırt çantalarımızı içine koymak için büyük patates çuvalları almaya karar verdik. Okuduklarımız ve duyduklarımızdan yola çıkarak anladık ki Kolombiya sınırını karadan geçmek bazen bir takım riskleri beraberinde getirebiliyor. Bunlardan en büyüğü uyuşturucu. Bazen uyuşturucu kaçakçıları insanların bavullarına çaktırmadan uyuşturucu yerleştirerek bu şekilde mallarını sınırdan geçirmeye çalışıyorlar. Bu sebeple yakalanıp hapse girmiş birçok turist var. Bu riski ortadan kaldırmak için sırt çantalarımızı patates çuvallarına koymak ve ağzını iyice bağlamak istiyorduk. Bu şekilde hem çantalarımız kamufle olacaktı hem de içine bir şey sokmak zorlaşacaktı. Ayrıca çantalarımızın çalınma riskini de azaltmış oluyorduk. Kim patates çuvalı çalmak ister ki? Bu amaçla yerli halka nerden çuval bulabileceğimizi sormaya başladık. Tarifleri takip ede ede şehir merkezinden iyice uzaklaştık ve daha tehlikeli bölgelerde bulduk kendimizi. Daha fazla ilerlemeye korkarak bir bakkala sormaya karar verdik.

Bakkal birkaç blok ötede markette bulabileceğimizi ama ortamın tehlikeli olduğunu söyledi. Biz bir yandan hedefe bu kadar yaklaşmışken elimiz bos dönmek istemiyorduk ama öbür taraftan riske girmek istemiyorduk. Bakkal güvende olmamız için yanında çalışan 12 yaşındaki oğlunu bizimle gönderdi. Böylece yola koyulduk. Pablo bizi pazar yerine getirdi. Burası açıkta satılan etleri çıkarırsak bizim pazarları andırabilir. Sora sora sonunda çuvallarımızı bulduk. Ve Pablo ile beraber geri döndük ayrıca Pablo son derece konuşkan ve sevimli bir çocuk olduğu için zevkli bir yürüyüş oldu ve bu sayede turistlerin pek uğramadığı yerleri görmüş olduk.

Popoyan

Burada patates çuvalları ile kamufle olmuş sırt çantalarımızı görebiliriz. Harikalar değil mi?

Popayan’da son günümüzde erkenden kalktık ve Ipiales’e gitmek üzere yola çıktık. Ipiales Ekvador’a geçmeden evvelki son şehir.

Kolombiya Ekvador sınırını gece geçmek tavsiye edilmiyor. Ipiales’e gitmek 8 saat sürdüğü için sınıra vardığımızda çoktan gece olmuş oluyor. Bu sebeple gece bu küçük şehirde konaklayıp ertesi gün erkenden sınırı geçip Quito ‘ya ilerlemek planımızdı. Terminale vardığımızda saat sabah 8’idi lakin Ipiales’e giden ilk otobüs saat 10:30’daydi. Ondan evvel busetalar ile gitmek mümkündü ama busetalar oldukça küçük ve bizim bacaklarımız sığmıyor. 8 saatlik yolculuk bu küçük ve havasız minibüsler ile çok zorlu olduğu için 10:30’daki otobüsü beklemeye karar verdik. Popayan Ipiales yolu gerillalar tarafından çok kullanılan bir yol. Biz çok geçe kalmayız diye düşünmüştük ama vardığımızda saat 20:30’du ve bu ülkede sat 19’da hava kararmış oluyor. Yollar polis ve askerlerle dolu olduğu için kendimizi nispeten güvende hissettik. Neyse ki hiçbir sorunla karşılaşmadan sağ salim geceyi geçireceğimiz buz gibi soğuk otelimize vardık. Ertesi gün sabah erkenden kalkıp Ekvador’a geçeceğiz ve Quito’ya gideceğiz.

İşte bu şekilde Kolombiya sayfasını kapatmış olduk. Açıkçası ben Kolombiya’yı çok sevdim. Anlatılanların aksine hiç de korkutucu bir yani yoktu. Zamankimizin çoğunda kendimizi güvende hissettik. Kolombiyalılar hep çok yardımsever ve güler yüzlüydü. Ayrıca Kolombiyalılar çok dürüst insanlardı. Hiçbir zaman aldatıldığımızı hissetmedik. Yerli halka uyguladıkları fiyatların aynisini bize uyguladılar. Bu turist bunu kazıklayalım diye bir düşünceleri yok. Otobüslerin çoğunda wifi var. Yediğimiz en iyi yemeklerden biri Arepa con queso idi. Ayrıca Kolombiyalı kadınların hepsinin devasa göğüsleri ve popoları var. Ama büyük Türk poposundan farkı onlarınki kalkık popo. Ayrıca dekolte giyinmeyi seviyorlar. Ama genelde göğüs ve sırt dekoltesi. Altlarına hava ne kadar sıcak olursa olsun genelde kot pantolon giyiyorlar. Erkekler de hep uzun pantolon giyiyor. Hemen hemen bütün kadınlar manikür yaptırıyor. Avrupalılara oranla kısa boylular. Bu sebeple hemen her ortamda bizim oralı olmadığımız kolayca anlaşılabiliyor. Biz Kolombiya’da çok güzel vakit geçirdik ve eminim ki bu ülkeyi çok özleyeceğiz. Sırada Ekvador macerası…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir